Komşular ne demektir?
Kazu olarak bu yazımızda “Komşular ne demektir” konusunu masaya yatırıyoruz. Keyifli okumalar!
Komşular ne demektir? İlk bakışta çok basit bir soru gibi duruyor. Hani sözlük açsan iki satırda “yan dairede, karşı evde yaşayan kişiler” diye geçer, kapatırsın. Ama işin içine girince anlıyorsun ki komşu dediğin şey sadece duvarın öbür tarafındaki insan değil; bazen sabah alarmından önce seni uyandıran gerçeklik, bazen de market poşetini taşırken “yardım edeyim mi evladım” diye çıkan beklenmedik sıcaklık.
İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak söyleyeyim: komşu, hayatın “arka plan müziği” gibi. Fark etmiyorsun ama hep orada.
Bir yandan da insanın kafasında sürekli aynı iç ses:
“Acaba alt komşu şu anda sandalye sesini duydumu?”
“Ben mi fazla ses yapıyorum yoksa hayat mı zaten gürültülü?”
İşte bu yazı biraz da o iç sesin dışa vurumu.
Komşuluk kavramı: Duvarla sınırlı olmayan bir ilişki
Komşuluk denince çoğu insan fiziksel yakınlığı düşünür. Ama gerçek hayatta komşuluk, mesafeden çok “alışkanlık paylaşımıdır”.
Aynı apartmanda:
Aynı asansörü beklersin
Aynı elektrik kesintisini yaşarsın
Aynı yönetici WhatsApp grubunda pasif agresif mesajlar okursun
Ve fark etmeden bir sosyal deneyin içinde bulursun kendini.
Bir gün mutfakta çay koyarken düşünüyorsun:
“Ben bu insanları seçmedim ama neden hayatımın bu kadar içindeler?”
Sonra alt kattaki sandalye sesi geliyor ve gerçeklik tekrar hatırlatıyor.
İzmir’de komşuluk: Güneşli ama dramatik
İzmir’de komşuluk ilişkileri biraz farklıdır. Dışarıdan bakınca herkes rahat, herkes “cool”, herkes Ege rüzgârı gibi hafif.
Ama apartmana girince tablo değişir.
Sabah saat 08.12:
Üst komşu spor yapıyor (muhtemelen evde CrossFit)
Alt komşu uyanmış ama mutsuz
Yan komşu çaydanlıkla savaş halinde
Sen ise “bugün kesin erken yatacağım” yalanını kendine söylüyorsun
Ve o an fark ediyorsun: Komşular ne demektir? sorusunun cevabı biraz da “aynı binada farklı hayatlar yaşayan paralel evrenler”dir.
Sabah rutini: Sessizliğin imkânsızlığı
Sessizlik diye bir şey var mı apartman hayatında? Teorik olarak evet. Pratikte hayır.
Bir sabah uyandığını düşün:
Tam “bugün erken kalktım, hayatımı düzene sokuyorum” diyecekken…
Tık tık tık.
Üst komşu.
Muhtemelen sandalye değil, hayatın kendisini sürüklüyor.
İç ses:
“Bu ses normal mi? İnsan sabah 7’de neden mobilya taşır?”
Ama soramazsın. Çünkü komşuluk dediğin şey biraz da “sormamayı öğrenme sanatı”.
Asansör: Sosyal deney kabini
Asansör apartmanın en ilginç yeridir. Orada kimse tam olarak rahat değildir.
Göz teması:
0.2 saniye fazla olursa “tanışma”
0.5 saniye fazla olursa “sohbet başlar”
1 saniye fazla olursa “yağmur mu yağacak acaba” seviyesine geçilir
Bir gün asansörde karşı komşu ile aynı anda binersin.
Sessizlik.
Sonra o klasik cümle:
“Kaçıncı kat?”
Ve hayat devam eder. Ama artık birbirinizi tanıyorsunuzdur. Bu kadar basit ve bu kadar garip.
Komşular ne demektir? Sosyal psikolojik bir kaos alanı
Komşuluk ilişkileri aslında küçük bir toplum modelidir. Ama çok küçük. Hatta bazen fazla samimi.
İnsan şunu fark eder:
İnsanları seçemezsin
Ama onlara alışmak zorundasın
Ve bazen onların alışkanlıklarına da katlanırsın
Bir süre sonra beynin şuna evrilir:
“Bu ses normal mi yoksa ben mi artık buraya aitim?”
Komşular ne demektir? sorusunun en dürüst cevabı belki de şudur:
“Rastgele seçilmemiş ama birlikte yaşamak zorunda kalınmış insanlar topluluğu.”
Ama işin güzel tarafı şu: Bu zorunluluk bazen beklenmedik bir sıcaklığa dönüşebilir.
Komşu tipleri: Apartmanın karakter evreni
Her apartman bir dizi gibidir. Ve her komşu bir karakter.
1. Gürültü ustası komşu
Bu komşu her binada vardır.
Sandalye sürer
Kapıyı kapatırken fizik kurallarını test eder
Gece 03.00’te “bir şey düştü galiba” hissi yaratır
Ama ilginçtir, asla kötü niyetli değildir. Sadece varlığı biraz yüksek seslidir.
İç ses:
“Bu insan sessiz yürümeyi öğrenirse dünya dengesi bozulur mu?”
2. Dedikodu radarı açık komşu
Posta kutusunda bile bilgi toplar.
“Sen yeni taşınmışsın değil mi?”
Evet.
“Hmm…”
Bu “hmm” binanın tüm geçmişini özetler.
Bir süre sonra sen de fark etmeden bilgi vermeye başlarsın. Çünkü direncin düşer.
3. Yardımsever ama biraz fazla ilgili komşu
“Çorban var mı?”
“Elektrik kesildi haberin var mı?”
“Kombi çalışıyor mu?”
İyi niyetli ama hayatına dahil olma oranı %70’i geçmiştir.
Bir noktada kendine şunu sorarsın:
“Ben yardım mı alıyorum yoksa denetim mi?”
4. Gizemli komşu
Bu kişi hakkında hiçbir şey bilinmez.
Işıkları yanmaz
Ses çıkmaz
Market poşeti bile görünmez
Bazen düşünürsün:
“Bu kişi gerçekten var mı yoksa bina yönetimi tarafından oluşturulmuş bir konsept mi?”
Komşuluk krizleri: Küçük seslerin büyük anlamları
Komşulukta krizler genelde büyük olaylardan çıkmaz.
Bir sandalye sesi
Bir kapı çarpması
Bir “çok özür dilerim” mesajı
Ve sonra WhatsApp grubunda başlayan sessiz savaş.
Mesela:
“Lütfen saat 23.00’ten sonra sessiz olalım.”
Kimse kimseyi direkt suçlamaz ama herkes bilir.
Apartmanda kolektif bir “ben değildim ama birimizdi” hali oluşur.
Komşuluk ve dayanışma: Garip ama gerçek bir bağ
Tüm bu küçük çatışmalara rağmen komşuluk bazen çok insani bir şeye dönüşür.
Elektrik kesildiğinde mum getiren biri olur.
Kapı açık unutulduğunda haber veren biri çıkar.
Ya da en basiti:
“Market poşetini tutayım” diyen bir ses duyarsın.
O an şunu düşünürsün:
“Demek ki aynı duvarların arkasında sadece gürültü değil, insanlık da var.”
Komşular ne demektir? sorusunun en sıcak cevabı burada saklıdır.
İç sesle komşuluk: Sürekli analiz halinde bir beyin
Komşuluk yaşarken beynin sürekli çalışır:
“Ses yaptım mı?”
“Onlar mı ses yapıyor?”
“Ben fazla mı hassasım?”
“Bu normal mi?”
Bir noktada fark edersin ki apartman hayatı sadece fiziksel değil, zihinsel bir paylaşım.
Hatta bazen kendi kendine şunu söylersin:
“Ben bu binada sadece yaşamıyorum, aynı zamanda gözlem yapıyorum.”
Küçük anların büyük hikâyeleri
Bir gün marketten dönerken alt komşuyla kapıda karşılaşırsın.
“Kolay gelsin”
“Sana da”
Bu iki cümle belki 1 saniye sürer ama günün geri kalanını belirler.
Ya da biri sana poşet taşırken:
“Çok ağırmış ya”
Evet, aslında değil ama o an dünyadaki en ağır şey o poşettir.
Umarız “Komşular ne demektir” hakkındaki bu rehber işinize yaramıştır. Kazu ailesiyle kalmaya devam edin!
Komşuluk üzerine düşünmeden yaşanan gerçeklik
Komşuluk aslında düşünerek yaşanan bir şey değildir. Yaşanır ve sonra üzerine düşünülür.
Bir gün fark edersin ki:
Tanımadığın insanları tanıyorsun
Seslerinden kim olduklarını çıkarabiliyorsun
Hatta bazı alışkanlıklarını ezbere biliyorsun
Ve bu biraz garip, biraz komik, biraz da insani bir durum.
Çünkü komşular ne demektir? sorusu aslında şunu da içerir:
“Birlikte yaşamak zorunda olmadığın ama birlikte yaşadığın insanlar nasıl hayatının parçası olur?”
Ve cevap, her gün küçük seslerle, küçük bakışlarla ve küçük alışkanlıklarla yazılır.