“Atatürk döneminde hangi uçak fabrikaları kuruldu” konusu son dönemde oldukça merak ediliyor. Biz de sizler için detaylı bir içerik hazırladık.
Değerli Kazu okurları, “Atatürk döneminde hangi uçak fabrikaları kuruldu” hakkındaki bu içeriğimizin sonuna ulaştınız. Umarız faydalı olmuştur!
İzmir’in Sıcak Sokaklarından Vecihi Hürkuş’a Uzanan Yolculuk
Sabah İzmir sokaklarında kahve elimde yürürken aklıma geldi: “Vecihi Hürkuş’un yaptıkları nelerdir acaba?” Arkadaşlarım olsaydı kesin şu espri havada uçardı: “Uçak yapmış, sen hâlâ kahvenden uçamıyorsun”. Gülümsedim, ama içten içe düşündüm; bu adam gerçekten uçmayı başarmış, üstelik kendi yaptığı uçakla! Ben ise hâlâ kahveyle mücadele ediyorum sabahları.
O Gün Kahvede Bir İlham Anı
Kafede oturmuş, bilgisayarımla uğraşırken, yan masadaki çocuk bana sordu:
– “Abi, uçak mı yapıyorsun?”
– “Yok, ben sadece Vecihi Hürkuş’un yaptıklarını araştırıyorum.”
Çocuk başını salladı ve “Ama sen de biraz uçuyor gibisin, kahveyle.” dedi.
İşte tam o an fark ettim; Vecihi Hürkuş’un yaptıkları nelerdir sorusu, sadece uçak yapmakla sınırlı değil. Adam, hem pilot hem mühendis hem de mucit. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra kendi uçağını yapmış ve Türkiye’nin ilk sivil uçağını gökyüzüne çıkarmış. Düşünsene, biz sabah kahvesiyle uyanamıyoruz, o adam gökyüzüne uçuyor.
İlk Uçuş Denemeleri ve İç Sesim
Kafede günlüğümü açtım ve kendi kendime fısıldadım: “Tamam, sen uçak yapamazsın ama bir şekilde onun azmini anlamalısın.” Vecihi Hürkuş, öyle bir zaman diliminde uçak yapıyor ki, malzemeler yok, devlet desteği neredeyse hiç yok. Biz ise Netflix’te dizi seçerken zaman kaybediyoruz.
Bir sahne hayal ettim kafamda: Vecihi Hürkuş kendi uçağıyla pistte duruyor, rüzgar burnuna çarpıyor, ve bir ses geliyor:
– “Hadi bakalım, uç!”
Ben ise içimde: “Ulan ben daha kahvemi dökmeden masamdan kalkamıyorum.”
Vecihi Hürkuş’un Azmi ve Mizah Katmanları
Düşünsenize, adam kendi uçağını yaptı, ilk Türk sivil pilotu oldu ve bu yetmezmiş gibi uçağını Türk Hava Kurumu’na kaydettirebilmek için türlü bürokratik savaşlar verdi. İç sesim fısıldıyor: “Ben geçen hafta elektronik faturayı anlamadım diye kriz geçirdim.”
Ama burada bir noktayı es geçmeyelim; Vecihi Hürkuş’un yaptıkları nelerdir sorusunun yanıtı sadece teknik başarı değil. O, hayallerin peşinden koşmanın, mizahı ve umudu kaybetmemenin de simgesi. Çünkü ben, İzmir’de arkadaşlarla sahilde oturup dalga geçerken, onun kendi başına neler başardığını düşündükçe, biraz utanıyorum.
Arkadaş Ortamında Düşünceli Anlar
Akşamüstü arkadaşlarla buluştuk. Sohbet şöyle başladı:
– “Senin yeni esprin var mı?”
– “Var, ama önce Vecihi Hürkuş’un yaptıklarından ilham aldım.”
Herkes gözlerini kocaman açtı. “Nasıl yani?” dediler.
– “Adam uçak yapmış, biz hâlâ evden dışarı çıkmadan hayallerimizi erteliyoruz,” dedim.
Arkadaşlarım gülmeye başladı, ama içten içe biliyorum ki o bakışlarında bir şey var: “Belki de haklı.” İç sesim yeniden devreye girdi: “Ya ben de kendi uçak projemi başlatırsam, en azından kahveyle sınırlı kalmam.”
Gündelik Hayattan İlhamla
Ertesi gün İzmir’in rüzgarlı sahilinde yürürken, düşündüm: Vecihi Hürkuş’un yaptıkları nelerdir? Sadece uçak yapmak değil, aynı zamanda hayal kurmanın, mücadele etmenin ve eğlenceyi kaybetmemenin birer örneği. Ben de kendi küçük mizah dolu dünyamda uçmayı deniyorum. Arkadaşlarla dalga geçiyorum, kendi saçma düşüncelerime gülüyorum, ama bir yandan derin derin düşünüyorum.
Mesela biri bana soruyor:
– “Senin uçuşun ne zaman?”
– “Şu an kahvemi içerken hayal ediyorum,” diyorum. Ve evet, biraz komik ama tamamen gerçek. Vecihi Hürkuş da küçük bir hayalle başlamıştı, biz neden başlamayalım ki?
Gece ve Kendi Kendime Söylediklerim
Gece eve dönerken, balkonuma çıktım. İzmir’in ışıkları yanarken, yıldızlara bakıp düşündüm: Vecihi Hürkuş’un yaptıkları nelerdir sorusunun cevabı, gökyüzüne dokunmak, hayallerin peşinden gitmek ve engeller karşısında pes etmemek.
İç sesim fısıldıyor: “Sen de kendi uçaklarını hayal edebilirsin, belki küçük ama uçuyorlar.”
Ve gülümsedim. Çünkü mizah ve derin düşünce aynı anda var olabiliyor. Biz de tıpkı Vecihi Hürkuş gibi kendi yollarımızı bulabiliriz; belki gökyüzünde değil, ama kendi dünyamızda…
—
İşte böyle; Vecihi Hürkuş’un yaptıkları nelerdir sorusunun yanıtını sadece tarih kitaplarında aramak gerekmiyor. İzmir’in sokaklarında, kahve masalarında, arkadaş sohbetlerinde bile onun azmini ve cesaretini hissedebiliyoruz. Hem gülebiliyor, hem derinleşebiliyoruz. Uçmayı başaran bir adamın hikâyesi, aslında kendi küçük uçuşlarımız için ilham kaynağı oluyor.